bursa,

Uludag - Hiking ve Bisiklet - Haftasonu Kaçamakları

07:34 yesimdusova 0 Comments


Osmangazi köprüsü ile Bursa artık öyle yakın ki.. Giderken oyalanıp, yolu biraz karıştırınca zamandan çalsakta dönüşte 1.5 saatte Şişli’ye ulaşmıştık. Lise arkadaşlarım Bursa’da yaşıyor. Şehir merkezinden görünen dağları ve köyleri ile Bursa her zaman güzel bir haftasonu kaçamağı. Arkadaşlarım bize güzel bir sürpriz hazırlayarak, Bursa’nın doğa içindeki yüzüyle bizi tanıştırdılar. Plandan habersiz gidip, büyük bir doğa güzelliği ile karşılaşınca büyülendik! 


Uludağ, Bursa’nın en yüksek noktası ve benim için bir kayak merkezi. Oysa Bursa’lıların yazın sıcaktan kaçarak, piknik yaptıkları doğa harikası bir yer. Pınar Uludağ’a gidelim diyince, bu mevsimde (Kasım ayında) napıcaz ki diye düşünmedim değil! Sıkı giyinin dağa çıkıyoruz dedi:) Oysa Uludağ bahar ve sonbaharda da doğanın renkleriyle mükemmel görünüyor. Müthiş doğası ve sonbaharda rengarenk yapraklarla kaplı yürüyüş yolları ile harika bir kaçamak. Ne duruyorsunuz hemen planlara başlayın.


İstanbul’dan araç ile köprüden kısa sürede ulaşabileceğiniz gibi, Yenikapıdan feribotlada 90 dk da Bursa-Mudanya’ya da ulaşabiliyorsunuz. Uludağ’a çıkmak içinde teleferik kullanarak, araçsız dağa çıkabilirsiniz. Teleferik 2 noktada duruyor, sarıalan ve zirvede yer alan oteller bölgesinde. Hepimizin aşina olduğu nokta, oteller bölgesi ve kayak pistleri iken, sarıalan doğa severler için harika bir yer.


1. Uludağ Sarıalan’da Konaklama

Cumartesi sabah yola çıkarak, sarı alana gelip konaklayabilirsiniz. Sarıalanda, Uludağ Sarıalan Orman Köşklerinde çok güzel döşenmiş ahşap evler var. Ağaç evlerde 4-6 kişi  arkadaşlarınız ve aileniz ile konaklama imkanınız var. Evler 2 katlı ve ahşap. Kaloriferle ısınan evlerde, ihtiyacınız olan bütün ev eşyası mevcut. Çokta güzel ve keyifli döşenmiş. Balkondaki barbeküyü kullanarak, ormanda mangal keyfi yapabilirsiniz. Size sadece sepetinizi hazırlayıp dağa çıkmak kalıyor. Üstelik evler sarıalan telefirik çıkış noktasına çok yakın! Ufak bir meydan ve turistlere hitap eden bir iki ufak tezgah bulunuyor. Bizim sepet öyle doluydu ki, yok yoktu. Arkadaşım evden sarı mutfak bezinden, runner a, kendimizi evde hissedebileceğimiz herşeyi getirmişti. Bizim için çok keyifli bir haftasonu oldu. B tipi konakladığımız köşkte; 2 oda  (2 çift kişilik yatak) ve 2 tek kişilik yatak (Ara bir koridorda) bulunuyordu. Üstelik salonda da 2 tane koltuk vardı. Örneğin konakladığımız gece, ailecek gelerek, gece dışarıda evin önünde yakılan ateş etrafında şarkı söylerek eğlenen kalabalık bir ailede vardı. Birarada ve doğada olmanın mutluluğu başkaydı. Biraz üşüyüp, birbirinize sarılarak, ateş başında ısınmak çok güzel. Sonbaharı bundan seviyorum. Güneş çıkınca ısınıyorsunuz ama bir yandan sarıp sarmalanıp, soğuguda hissediyorsunuz.

Çevrede arnavut kaldırım taşlı kısa yürüyüş yolları mevcut, etrafta kısa bir tur atabilirsiniz. Bunun yanında, doğada yürümek isteyenler için yürüyüş rotaları bulunuyor.


2. Bakacak Seyir Terası

Bakacak seyir terası Uludağ'dan Bursa'yı seyredebileceğiniz bir balkon. Rengarenk ağaçlarla kaplı yamaçların ardından düzlükte uzanan şehir manzarası harika. Seyyar olarak bir çay ocağı bile var. Bu manzarının keyfi çaysız olmazdı dimi! Hem içiniz ısınıyor, hemde ayaküstü bir keyif oluyor. Hemen Bakacak seyir terasının karşısındaki ufak tepeliğe tırmanıp, Uludağ zirveyi ve gün batımını birde buradan izledik. Malumunuz sonbahar günler kısa.. Ormanlık alanda geceye kalmadan dönmek lazım!



3. Hiking/Yürüyüş Parkuru

Haftasonu gidince, cumartesi günü hızlıca etrafı keşfettik. Kısa bir yürüyüşle sarı alanda etrafı turlayarak, sarıalanın sapsarı düzlüklerine çıktık. Arkadaşım downhill sporu ile ilgileniyor (adrenalin dolu dağ bisikleti sporu diyebiliriz) bu sebeple Uludağ'a sık sık çıkarak, farklı rotalardan bisikletle aşağıya iniyor. Çobankaya rotası kısa ve keyifli buradan gidebiliriz dedi. Yola koyulduk. Ayrıca Uludağ'da yapacağınız bütün yürüyüşlerde Jandarmaya haber vermeniz gerekiyor. Ormanda kaybolabilirsiniz, bazı noktalarda telefon çekmiyor ya da vahşi hayvanlarla karşılabilirsiniz. Bu sebeple tedbirli olmakta fayda var.


Çobankaya Yürüyüş Parkuru: 3.5 km hedefi ile Sarılandan yola çıktık. 500 m aralıklarla Jandarmanın haberleşme tabelalarını görebiliyorsunuz. Bu tabelalar ile doğru yolda ilerlediğinizi anlayabiliyorsunuz. Doğa kırmızı, sarı, yeşil yapraklarıyla büyüleyici. Her adımınızda, yepyeni bir dünya keşfetmiş gibi oluyorsunuz. Parkurlarda bazen bir düzlükten bazen bir yokuştan ilerlerken, bazen bitki örtüsü değişiyor, kendinizi farklı alanlar içinde gezinirken buluyorsunuz. Özellikle sonbaharın dökülen sarı yaprakları ile doğa farklı bir havaya bürünmüştü. Yılın ilk karından hemen önce yürüyüşümüzü yapmış olduk. Sabah yağmur yağmasına rağmen, Uludağ'ın kum ve kayalık yapısı sebebiyle yerler çamur değildi ve rahatlıkla yürüyebildik. Ormanda yolunu bulmak zor, ara ara patikaların sayısı artıyor, hangi yöne gideceğinizi şaşırıyorsunuz. Bazı doğa severler yollarını bulmak için ağaçlara işaret bağlamışlar, bir süre sonra bu işaretleri bularak, içimizdeki merak ve keşif duygusu ile yola devam ettik. Hedefimiz Bakacak Seyir Terasına ulaşmaktı. Ancak 1 saat yürüyüp yolun bitmediğini anlayınca rotadan sapmıştık. Ana yola ulaştığımızda Kurtkaya yürüyüş parkurunu tamamlamıştık.
Kurtkaya-Sarıalan Yürüyüş Parkuru: 5 km Orta zorlukta bir parkur. Çobankaya' dan başlayan bu parkur, oteller bölgesine kadar devam ediyor. Sarıalandan yürümeye başlayınca, rotanın sonunda dik bir yamacı tırmanmak zorunda kalıyorsunuz. Son etap yaklaşık 1-1.5 km kadarı biraz zorlu. Yolumuzu kaybettiğimiz noktada, biraz endişelensekte, bir şekilde bir noktaya ulaşacağımızı biliyorduk! ama nereye çıkacağımız sorusu meçhuldu. Belkide işin heyecanı burada gizliydi. Bir ara ormandan garip sesler duyduk! Eyvah Ayı mı..? biran nefesler tutuldu, ses dikkatlice dinlendi, biraz yüreklere su serpmek için yok canım denilse de, içimizi bir korku kapladı. Tekrarlayan sesin, iş kamyonu olduğunu düşünerek yola devam ettik! Ayı, kurt, yaban hayvanları ile karşılaşmak mümkün! Rotamızı takip etmeye ağaçlara bağlanan çaputlar ve Jandarma levhaları ile takip ediyorduk. Ancak karıştırdığımız noktada bağlanan çaputların renginin değiştiğini sonradan farkettik. Jandarma tabelalarını sayı olarak hiç atlamamıza rağmen bir yerde karıştırdık:) Planlanandan uzun süren yürüyüşümüzte yolu bulma endişesi taşısakta, doğa öyle güzel ve eğlenceliydi ki.. kaybolabilirdik. Karşılaştığımız dik yamaç, yosun kaplı kayalıkları ve görüntüsü ile tırmandıkça büyülüyordu! İnanılmaz güzel bir manzaraydı. Yavaş yavaş araba sesini duyuyor ancak ulaşamıyorduk! Derken kara göründü:) 1.5-2 saat gibi bir sürede parkuru tamamladık. Oteller bölgesine ulaşınca tabeladan baktık ki, belli bir noktadan sonra diğer rotaya kaymışız. Ancak yeni keşifler herzaman heyecan verici oluyor! Benim için hiking anlamında bir ilk olan bu rotanın devamı gelir umarım.

Uludağ ve yürüyüş parkurları ile yeni planları hemen yaptık. Daha çok rota izleyip, yeni keşifler bizi bekler..


4. Sarıalan ve Çobankaya Kamp Alanları

Uludağ'ın keyfini çıkarmanın ve konaklamanın bir alternatifi. Sarıalan ve Bakacak seyir terası arasında kalan bu alanlarda, çadır kurabiliyorsunuz. Baharda kamp kurmayı da planlarımıza aldık.


5. Uludağ Downhill - Dağ bisikleti sporu

Dağ bisikleti ile bir tepeden aşağı inme suretiyle yapılan, adrenalini fazla yüksek bir spor. Ülkemizde çok yaygın olmamakla birlikte, bir grup doğa ve adrenalin sever biraraya gelerek bu ruhu yaşatıyor. Arkadaşımda bu tutkunlardan biri (@zzaferaydin instagram hesabından maceralarını takip edebilirsiniz.). Haftasonu bisikletini sırtına alıp, Uludağ tepelerine çıkarak, kendilerini kayalık, dar patikalardan aşağıya bırakıyorlar. Fazla çılgınca gelsede, adrenalin ve heyecan tavan! Bu sebeple Uludağ ile ilişkisi pek bir samimi! Uludağ 'downhill' tutkunlarının da buluşma noktası. Teleferik ile çıkıp, çılgınlar gibi tepeden aşağıya iniyorlar. Videoları izledikçe, insanın yüreği ağzına geliyor. Yüksekte olmanın verdiği potansiyel enerjiyi, kinetiğie verirerek elde ettikleri hız ile taşlık, kayalık, toprak yollardan hızla aşağı inmek cesaret gerektiriyor. Çılgınlık gibi gelse de bu sporu sevenler büyük bir tutkuyla bu işin peşindeler. Arkadaşımdan kısa bir video rica ettim, büyük bir heyecanla paylaşmak isterim.

Bu alanda birde Türkiye şampiyonumuz var Burak Uzun, kendisi 2016 yılı Erciyes 'Downhill Türkiye Şampiyonası' birincisi. Benim yeni tanıştığım bu spor dalının ülkemizde gelişmesini umut ediyorum. Oldukça heyecanlı, aileler içinse bir o kadar endişeli bir spor.



Ek olarak Saftanboğa Şelalesi ve Göller Bölgesini gezerek, yaz aylarında yüzebilirsiniz. Biz sonbaharda keşfedince ve İstanbul'a bu kadar yakın bir doğa kaçamağı keşfedince her mevsim için planlar yapmaya başladık.

İyi gezmeler,
Kasım, 2017

0 yorum: